Bir Delinin Aşk Mektupları

Şemsettin TOPÇU

Platanus Publishing

Genç kadın, postacının kendisine uzattığı mektubu aldı. Biliyordu yine ondandı. Yine mektubuna “En son telefonla konuştuğumuzda Tarih 20 Mart 2008” diye başlayacak ve devam edecekti.

Mektubu zarfından çıkarıp, katlarını açmağa başladığı zaman, yine hep aynı kelimelerle başladığını bildiği halde, merakla ve hızlı, hızlı açtı. İkici katını açmadan duraksadı. Bu defa zarfın üzerindeki posta çıkış merkezi ile posta mühür’üne bakmayı unutmuştu.

Hâlbuki postacıdan her üç günde bir aldığı mektupların en önce çıkış merkezlerine sonra da posta mühür’üne bakardı. Yine öyle yapmak için iki kat olan mektubunu yanındaki eski iskemlenin üzerine bıraktı. Posta çıkış merkezi Bakırköy akıl hastanesi şubesinden atılmış ve üzerinde yine aynı şubenin yuvarlak mühür’ünde “Bakırköy” diye yazıyordu. Her zamanki sözü yine aynı kayıtsızlıkla ağzından çıkıyordu.

“Zavallı sevgilim. Beni o kadar çok seviyordu ki! Nihayet aklını yitirdi” Sonra iki kat halinde duran beyaz kâğıdı açtı. Bildiği kelimelerle başlıyordu mektup. Sayfanın ortasında büyük harflerle yazılmış.

Akışta Kal

Vedat DELEK

Az Kitap

Hayatında olana değil olmayana sevin. Kim bilir neden korundun? Kim bilir hangi güzellikler seni bulacak. Olan senindir sana gelmiştir. Olmayan da kim bilir hangi uğursuzluk, kim bilir hangi olumsuzluk, kim bilir hangi hayırsızlık vardı? Sen akışta olmayı bil. Akış enerjisinin sana getireceği güzelliklerin kıymetini bil. Kul kurar kader gülermiş. Senin kurduğun planlar ve hayallerin üstünde planların olduğunu sakın unutma.

Topraktan Nefese Aromaterapi

Rana BABAÇ ÇELEBİ

Geoturka

Bugün insanoğlu farkında olsa da olmasa da ihtiyaçlarının tamamını kendisinin de bir parçası olduğu doğadan karşılıyor. Yazın gölgesinde nefes aldığı bir ağacın, sonbaharda yaprağını süpürmekten gocunan türümüz; kimi zaman bir bitkinin ne kadar tehlikeli olduğunu büyük bir coşkuyla anlatırken, başka bir bitkinin kendisine sağlayacağı şifayı reddetmekten gocunmuyor. Halbuki söz konusu iyi ve kaliteli bir hayat sürmek olduğunda, birçok şeyin cevabı hâlâ doğada gizli.

Ben bu gerçekleri anlayan ve anlamlandıran bir aileden geliyorum. Kendi özel, profesyonel ve akademik hayatımda; parçası olduğumuz, döngülerine ve meyvelerine muhtaç olduğumuz doğanın, insanlığa hâlâ cömertçe sunmaya devam ettiği zenginlikleri görünür kılmaya ve türümüz nezdinde kaybettikleri ilgi ve sevgiyi onlara iade etmeye çalışıyorum.

Elinizde tuttuğunuz kitap, bu duygu ve düşüncelerin bir parçasıdır. Size, sevdiklerinize ve doğa anaya iyi gelmesi dileğiyle…

Rana Babaç Çelebi

Obezite Yönetimi Önlenmesi ve Egzersizin Rolü

Güner ÇİÇEK

Nobel Akademik Yayıncılık

Aşırı kilo ve obezite, sağlık açısından risk oluşturan anormal veya aşırı yağ birikimi olarak tanımlanır. Obezite; çevresel, genetik, fizyolojik, metabolik, davranışsal ve psikolojik bileşenleri içeren karmaşık çok faktörlü kronik bir hastalıktır. Obezite, başta koroner kalp hastalığı, kanser, diyabet, kas-iskelet bozuklukları ve depresyon dâhil olmak üzere birçok sağlık problemlerine yakalanma riskini arttırdığı ayrıca çeşitli ölümcül hastalıklara yol açtığı bilinmektedir. Bu kitap; obezite epidemiyolojisi, patofizyolojisi ve obezitenin hastalıklarla olan ilişkisini, ayrıca çocukluk ve yetişkinlik döneminde obezitenin yönetimi ve önlenmesi konusunda kapsamlı bir bakış açısı sunmaktadır. Obez kişilere egzersizin önemi, faydaları ve hangi tür egzersizlerin nasıl yapıldığı ile ilgili egzersiz reçeteleri bu kitapta açıklanmaktadır.

Transhümanizm ve Posthümanizm – Disiplinlerarası Bir Çalışma

Kolektif

Eskiyeni Yayınları

Bu kitabın amacı, 20. yüzyılın son yirmi yılında belirginleşmiş ve 21. yüzyılın ilk yirmi yılında tüm dünyada ilgi görmüş olan transhümanizm ve posthümanizm literatürlerinin birbirinden oldukça uzak görünen disiplinler açısından anlamlandırılmasıdır. Esas itibariyle teknolojideki gelişmelerin sağlık, mühendislik ve ile­ iletişim alanlarında daha yoğun bir etkiye sahip olmasının ardından 1990’lı yılların sonu ve 2000’li yılların başından itibaren neredeyse bütün insanların yaşamı teknolojiye bağımlı hale gelmiştir. 2000’li yıllarda önce internet ve ardından sosyal medyanın günlük yaşamda kayda değer bir yer edinmesi ve nihayet 2019 yılında Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkarak tüm dünyaya yayılan ve 2022 yılı arefesindeki şu zamanlarda hâlâ etkisini sürdüren Koronavirüs Pandemisinin içeri­sinde biyo-teknoloji, nanoteknoloji gibi sağlık endüstrisini yönlendiren alanların insan yaşamı ve bilincindeki etkilerini araştıran iki literatür çok dikkat çekmiştir. Transhümanizm ve posthümanizm literatürleri felsefe ve sosyal bilimler düzeyin­ de insan-insan ilişkilerinin yeni içeriği ve geleceği, sağlık ve mühendislik düzeyin­ de insan-teknoloji ilişkilerinin bir neticesi olarak yeni olanaklar elde etmiş insanın (posthuman) daha kolay ve mutlu yaşamı ve bu yaşamın ekonomisi, ayrıca salt felsefe ve ilahiyat seviyesinde yeni-insan veya gelecek insanı olarak posthumanın yeni bilincinin kapsamı, transhümanizm ve posthümanizm literatürlerinin tarihsel deneyimler bakımından tamamlanması gereken eksiklikleri ve dinlerin iki literatürle geleceği gibi konular bakımından değerlendirilmektedir.

Bitcoin İçin Boğa Senaryosu

Vijay BOYAPATİ

Liberus

 “Para hakkında kapsamlı ve tarihsel bir bakış açısıyla, Bitcoin’in dünya için gerçek anlamına dair mükemmel ve ilham verici bir giriş ve hatırlatma.”

Jack Dorsey, Twitter ve Square CEO’su

“Bitcoin İçin Boğa Senaryosu, insanları Bitcoin ile tanıştırırken her zaman önerdiğim okuma listemdedir. Harika bir eser.”

Cynthia Lummis, ABD Wyoming Senatörü

“Bitcoin İçin Boğa Senaryosu, Bitcoin’i hem yeni hem de uzun süredir takip edenler için bilgilendirici ve ilgi çekici bir kitap. Boyapati, paranın tarihsel sürecini, farklı para türlerinin özelliklerini ve Bitcoin’in neden dünyanın en iyi para türü ve değer saklama aracı olduğunu sade bir dille ortaya seriyor ve Bitcoin için etkileyici bir durum ortaya koyuyor.

Adam Back, cypherpunk

Her Koşulda Ebeveynlik

Ayşe Bilge SELÇUK

Epsilon Yayınevi

Hiç şüphesiz anne-babalar olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmek, çocuğumuzun gelişimini hakkıyla desteklemek isteriz. Ama bazen size de her şey biraz fazla karışık gelmiyor mu? Her Koşulda Ebeveynlik bilgi kirliliğinin çok olduğu bir konuda, çocuk yetiştirme konusunda merak edilenleri en yetkin ağızdan anlatıyor.

• Çocuğun gelişiminde mizacın nasıl bir yeri var?

• Okul başarısı nedir, nasıl desteklenir?

• Kaygılı mizaç ile kaygı bozukluğu arasındaki fark nedir?

• Duygu kontrol becerisi nedir?

• Otoriter ebeveynlik neden sakıncalı?

• Ebeveynlikte doğru bilinen yanlışlar neler?

• Dikkat dağınıklığında artış görülüyor mu?

• Özdenetim becerisi nasıl gelişir?

• Çocukluktan sonraki dönemlerde değişim ne kadar mümkün?

Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk, çocukluk ve ergenlikte bilişsel-sosyal-duygusal gelişim, mizaç-kişilik, psikolojik sağlamlık, ebeveynlik ve mizaca uygun çocuk yetiştirme alanlarında uzmanlaşmıştır. Gelişimsel psikoloji profesörü ve klinik psikolog olan Selçuk, çalışmalarında, çocuk ve gençlerin psikolojik sağlığına ve gelişimine etki eden ebeveyn tutumlarını ve diğer çevresel unsurları inceliyor, bu konularda seminer ve eğitimler veriyor.

Modern Çağın Tragedyası

Arzu KIR

İtalik Yayınları

Keşif ve icatlarla gelişen ticaret ve manifaktür, toprak sahiplerinin egemenliğine son verirken, üretimin toplumsallaşması kapitalizmin gelişmesini getirdi. Toprak dışındaki üretim araçlarının sahiplerinin iktidarı alışı, monarkı tahtından indirdi. Artık sınıflar vardı, tarihte ilk kez, küçük bir azınlık üretim araçlarına sahipti ve mülksüz büyük çoğunluğun emeğinden başka satacak hiç bir seyi yoktu. Paylaşım savaşları biçim değiştirerek, egemenlerin işbirliğiyle sınırları aşıyordu. Göğüs göğüse savaşın yerini “faili meçhul cinayetler”, “emperyalist savaşlar” aldı.

Köroğlu’ndan torunlarına; “Benden selam olsun Bolu beyine, / çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır. / At kişnemesinden, kalkan sesinden, / Dağlar seda verip seslenmelidir./ Düşman geldi, tabur tabur dizildi,/ alnımıza kara yazı yazıldı. / Tüfek icad oldu, mertlik bozuldu, / eğri kılıç kında paslanmalıdır./ Köroğlu düşer mi eski şanından,/ ayırır çoğunu er meydanından./ Kırat köpüğünden, düşman kanından, / çevrem dolup, şalvar ıslanmalıdır.” deyişi kaldı!

Çeşniler Baharatlar ve Lezzetler

Mary Elizabeth GREEN

Gece Kitaplığı

Çeşniler ve baharatlar medeniyet kadar eskidir. Kutsal yazıların en eski kitapları, özellikle Çıkış, Levililer, Eyüp ve Kutsal Yazılar, sık sık tuz ve baharatlara, o zamanlar pahalı olan maddelere, esas olarak kraliyete; tapınak ve sunağın kullanımlarına adananlara atıfta bulunur. Baharatlar esasen şeker içeren maddelere eklenirken, çeşniler et ile tüketilenler ve tuzla birleştirilenler olarak tanımlanmıştır. Tuz bir koruyucudan ziyade bir baharat olarak daha değerlidir. Tuz aşçılığın her bir hammaddesinde bulunur ve daha önce de söylendiği gibi; “Plutarch tuzu, çeşnilerin çeşnisi olarak belirlediğinde haklıydı.” Tahıllar ve sebzeler, o sihirli miktar “bir tutam tuz” olmadan tatsızdır.

Leave a Comment

Your email address will not be published.