Yaşadığımız dönem, teknoloji ve buna bağlı olarak yaşamın en hızlı aktığı dönem olarak ifade edilmektedir. İşimizi yaparken, tatil planlarken, ödeme yaparken vb. durumlarda o kadar hızlı işlemler yapabiliyoruz ki, bitirdiğimiz işler yerine yenilerini ardı ardına yaşantımıza sokuyoruz. Burada eksik kalan şey ise genellikle hep bireyin kendisi için gerekli, kendini daha mutlu edecek, ya da kendisini daha çok geliştirecek unsurlar olmaktadır. Nedir bunlar; kitap okumak, yeni bir dil öğrenmek, sevdikleriyle zaman geçirmek ve tabi ki egzersiz ya da spor yapmak.

Dijital ortamlarda artık birçok başarılı insanın hikayesini görebiliyoruz. Bunlar içerisinde bilim insanları, iş insanları, sanatçılar, sporcular vb. meslek gruplarından birçok isim var. Ortak özelliklerinde benim dikkatimi çeken birkaç madde arasında sevdiği ya da tutkulu olduğu şeylere zaman ayırabilen kişiler olmaları var. Burası okuyup geçilmeyecek kadar önemli bir konu… Çünkü yazımızın başında bahsettiğim hızlı yaşantının insanlara yüklediği bazı olumsuzluklar var; stres/kaygı, hareketsizlik, iletişimsizlik (gerçek iletişimden bahsediyorum), gerçekten dinlenememe… Günlük yaşantımız içinde yüklendiğimiz bu olumsuzluklardan kurtulmak için ya da işimize, ailemize, kendimize yenilenmiş bir biçimde dönebilmemiz için kaçış noktalarına ihtiyacımız var. Buna rekreasyon deniliyor, re-creation, yeniden canlanma, yenilenme anlamına geliyor. Dünyada 1960’lı yıllarda konuşulmaya başlanan kavram, serbest zamanı değerlendirme etkinlikleri olarak karşımıza çıkmaktadır. İşçilerin iş performanslarını arttırmak yolları ararken keşfedilmiş ve günümüzde artık bütün bireylerin hakkı olarak görülmektedir. Öğrencisi, emeklisi, çalışanı aslında herkesin yenilenmeye; günümüzdeki ifadesi ile şarj olmaya ihtiyacı vardır. Özellikle çalışanların işlerindeki ve ailelerindeki sorumlulukları düşünüldüğünde, yüklerinin ağırlığı bir hayli fazladır. Bu noktada önerimiz kendilerine bir şarj istasyonu bulmaları yönünde olacaktır. Birçok çalışma, iş yaşantısındaki stresin, günlük yaşamın verdiği sıkıcılığın (rutin yaşantı) bu tür (rekreasyon) faaliyetlerle atıldığını göstermektedir. Egzersizin bizim fiziksel sağlığımıza olan katkıları artık herkes tarafından bilinmektedir. Ancak hala fark edilmeyen ve çok da üzerinde durulmayan kısmı ise psiko-sosyal sağlığımıza olan katkılarıdır. Yani egzersiz sayesinde hem vücut sağlığımızı korurken hem de günlük hayatımızda karşılaştığımız olumsuzluklardan kurtulup, çevremizle sağlıklı ilişkiler kurma, zihnimizi yenileme gibi olumlu etkilerden faydalanmış oluruz.

Şimdi bütün bunları bildiğini düşünen ve yine de zaman ayırmada sıkıntı yaşayan okurlarımıza birkaç tavsiyeye gelelim.

  1. Zaman problemini üst seviyede yaşayan bireyler için özellikle sabahın erken saatlerini tavsiye ediyorum. Çünkü günün o saatleri sizi kimse kolay kolay rahatsız edemez ama akşam öyle mi; iş uzar, patron son dakika bir şey ister, canın sıkılır ve en son “amaaan ne sporu” şeklinde bir ifade ile spor bir kenara atılır. O yüzden sabah, özellikle ilk 9 ay sabah.
  2. Özellikle ilk 9 ay spor ya da egzersizin alışkanlık olması yönünde çok önemli bir dönem, devam etme konusunda kendinize güvenmiyorsanız partner eşliğinde ya da bire bir ders olarak ilerlemeyi tavsiye ederim. Verilen sözün ya da randevunun bağlayıcı özelliğini kullanalım.
  3. Doğru sporu (diğer yazılarımda detaylı olarak değineceğim), doğru antrenörü, doğru spor alanlarını seçmeye gayret edin.
  4. Kısa sürede sonuç almak için kendinizi haddinden fazla zorlayıp sakatlanmamak için yukarıdaki maddeye ve kendinize dikkat edin.
  5. Performans sporu yapmıyorsanız eğer, gıda takviyesi ve ergojenik yardımlara boşuna paranızı harcamayın.
  6. Amacınıza göre ara ara diyet desteğine başvurun, ezbere yapılan diyetlere itibar etmeyin.
  7. Son olarak iş insanları olarak sizler hesap kitap işlerine oldukça hakimsiniz bu hesap kitabı kendi vücudumuz için de yapın, mümkün oldukça hareket edin, dışarı çıkın, yapamıyorsak youtube ve bir çok sanal mecrada bulunan ofis egzersizlerini yapın.

Leave a Comment

Your email address will not be published.