At arabacılar vardı

Saçlan kır, bıyıklan kır, Atlan kir. Ellerinde kırbaçlar, Kink, erişilemez bakışlar.

At arabacılar vardı; karayağız. Saçlan kara, brysklanı kara, Atlanı karayağız. Bulut karası bakışları çökelmiş, yüksek dağlara

-A gülüm!

Çaltı dikeni çiçeğinden gül mü olur? Doratim, kırmızı gülüm!

At arabacılar vardı; Saçları kızıl, kirpikleri kızıl Yalım yalım yanan, Doru atlarına vurgun. Duru bakışlan derin bir göl, Hep gökyüzüne bakan.

Nakış nakış kasasi, Bezenmiş

yan tahtalar. Allı morlu dağlar, elele katmerli karanfiller. Nal seslerine karışmış dizginsiz umutlar. Güller, gemlenemeyen sevdalar…

“Senin de yolun biter” dediler..

Yorgun dağlara baktin, Koşumlan attin, Sinisiklam sağrısını sildin. Sakladın gözyaşını yelelere akittin.

Yaşamak yaman yük, Yavşan otu kadar acı. Yulafların gizlediği büyülü mavi. Peygamber çiçeği denli güzel, Mavi mavi açılır kirpiklerin, gözlerin menekşelenir.

Yaşamak yaman yük yine de “Yolun biter arabacı senin de

Kasketinde yeşille yazılı üçüncü. Bir kulak arkası, Bir dudağında tüter. Başaltında saman torbası, Değmeden geçer yeller…

Mavisi tüten gökyüzünde koşar, All, Abdi, Battal, Bulutlarla eşkin, Al, doru, kara yeleli atlar. Gölgede,

gölgede,

Gölgede atlar..

Kemal GÜRCAN (Temmuz 2020)

Leave a Comment

Your email address will not be published.