FULYA ŞAHİN İLE  

Fulya Şahin’in Likya Yolu yürüyüşünü onun facebook hesabından ilgiyle takip ettikten sonra Denizli’ye döndüğünü öğrenince hemen randevu alıp yanına gittim.Likya Medeniyetiyle ilgili edindiğim bilgilere göre Patara Limanı yakınlarında bulunan ve 1994 yılında Prof. Dr. Sencer Şahin tarafından tercüme edilen “Stadiasmus Patarensis” isimli bir yazıtta Milattan sonra 43 yılında Likya’nın bir Roma eyaleti olduğu belirtilmekte ve bölgede yer alan 69 yol ve 53 şehir listelenmektedir. Yazıtta belirtilen 53 şehri birbirlerine bağlayan ve toplamda 535 kilometreyi bulan LİKYA YOLU olarak adlandırılan rotayla ilgili ayrıntıları ise gelin hep birlikte Fulya Şahin’den öğrenelim. 

Didem Saracel ; Öncelikle hoş geldiniz, diyerek başlamak istiyorum çünkü bu sohbeti dönüşünüzün hemen ertesi günü gerçekleştiriyoruz. Öncelikle bizlere kendinizi tanıtır mısınız?  

Fulya Şahin; 1969’da Eskişehir’de doğdum. Aslen Adanalıyım ve öğrenimimi orada tamamladım Kamudan emekli oldum. İki kız evladım var. 

Didem Saracel ;Fethiye’den başlayıp Antalya’ya kadar uzanan 535 kilometrelik yolu yürüyerek tamamladınız. Bu yürüyüş için ön hazırlık yaptınız mı? Bize spor yaşantınızdan bahseder misiniz? 

Fulya Şahin; Bu yürüyüş için özel bir çalışmam olmadı fakat spor benim çocukluk yıllarımdan bu zamana hayatımın içinde yer aldı. Ben 10 yaşında atletizm ile spora başladım. Eski bir milli atletim, çok sayıda Türkiye Şampiyonluklarım oldu. Atletizmden başka tenis, yüzme, dalış ve kayak sporlarıyla da ilgileniyorum. Pamukkale Arama Kurtarma Doğa Sporları (PAKDOS) kulübünde lisanslı dağcıyım. Hayatım boyunca spor yapmaya devam ettim. Her gün yürüyüş ve yoga yapmak benim hayatımın parçası haline geldi. Özellikle doğada açık havada spor yapmaktan çok hoşlanırım, çünkü dağları, denizleri, bitkileri, hayvanları çok seviyorum. Kuş sesleri arasında bir ormanda yürümeyi hiçbir şeye değişmem. 

Didem Saracel; Likya Yolu’nu yürümek nereden aklınıza geldi? 

Fulya Şahin; Ekibimle birlikte birçok dağa çıktım ve kültürel gezilerde bulundum. Likya Yolu da bunlardan biriydi. Daha önce birkaç etabını yürümüştüm ama en büyük hayalim dünyanın en güzel yollarından biri olan Likya Yolu’nun tamamını (353km)yürümekti. Likya Uygarlığına ait olan ,tüm Teke Yarımadasına hâkim antik kentleri birbirine bağlayan işaretlerle belirlenmiş dünyanın gözdesi olan bu yolu anlatmak kelimelere sığmayacaktır. 

Didem Saracel;1992 yılında çalışmalarına başlanılan Likya yolu 1999 yılında Kate Clow tarafından hizmete açılmış ve  çeşitli kaynaklarca dünyanın en iyi 10 uzun mesafe yürüyüş rotasından biri olarak gösteriliyor. Parkur üzerinde yer alan “Gelidonya Feneri” manzarası 2007 yılında Türkiye’nin en güzel manzarası seçilmiş. Ayrıca dünya üzerinde bir geminin tamamının çıkarılabildiği ilk su altı kazısı bu bölgeden görülebilen Amerikan Koyu’nda yapılmış olduğunu ben kaynaklardan öğrendim. Bu yürüyüşten sonra siz neler hissettiniz? Sizin izlenimleriniz neler oldu? 

Fulya Şahin;Likya Medeniyetinin kurulduğu bölge için denizin dağlarla ,ormanlarla ve tarihle birleştiği, adeta bulutlarla dans ettiği doğal hayatın tam ortası diyebilirim. Ayrıca bu güzellik Akdeniz’in sıcakkanlı, misafirperver ve candan insanlarıyla bütünleşmiş adeta. Bir yanda muhteşem manzarada bu hayatın içerisinde yaşayıp da hayatın zorluklarına göğüs geren insanları tanımak ayrı bir güzellik kattı hayatıma 

Didem Saracel; Yürüyüş esnasında herhangi bir olumsuzlukla karşılaştınız mı? Bildiğim kadarıyla yürüyüşte yalnızdınız. 

Fulya Şahin; Normal şartlarda olumsuzluk hiç yaşamadım desem doğru olur. Diğer yanda muhteşem doğanın hatta dağların, taşların bile katledilip otellere, villalara, işletmelere dönüşmesini görmek de kahretti beni. O güzelim zeytinliklerin acımadan kesilmesine şahit olmak en büyük acıydı, benim için. 

Didem Saracel; Çalışan bir insansınız. Üstelik iki evlat yetiştirdiniz. Annelik ve çalışma hayatınızın yanında bütün bunlara nasıl zaman bulabiliyorsunuz? 

Fulya Şahin; Hem çalışıp çocuk büyütmek hem de hayat koşuşturması hayallerimizi gerçekleştirmekten alıkoyar, bizleri. Hayatı kaçırıyoruz. Ama mutlaka kendimize vakit ayıracak fırsatları yakalamalıyız. Ben bunu hayatım boyunca başarabildiğimi düşünüyorum. Ülkemizde daha yürüyebileceğimiz çok yol, görebileceğimiz büyük zenginlikler var. Bunları kaçırmayalım. Hayallerimizi gerçekleştirmeye çalışalım. 

Didem Saracel; Bundan sonra ki planlarınız neler olacak? Gitmeyi düşündüğünüz başka rotalar var mı? 

Fulya Şahin; Bir sonraki yolum,  Aydın’ın Çine ilçesinden başlayıp, Muğla’nın bütün yarımadalarını kapsayan Karia Yolu’nu (800km) tamamlamak olacak. Ayrıca temmuz ayında Niğde Aladağlar(3771 mt) ve Süphan Dağına (4058 mt) gitmekte planlarım arasında var. 

Didem Saracel;Son olarak ne söylemek istersin? 

Fulya Şahin; Herkesin spor anlayışı, zevkleri ,hedefleri farklı olabilir. Önemli olan hayatı kaçırmamak, dilediğince yaşamaktır. 

Sevgili Fulya Şahin çok teşekkür ederim. Yeni rotalarında sana başarılar diliyorum. 

Leave a Comment

Your email address will not be published.