SANATIN  OLAĞANÜSTÜ  GÜCÜ

         “Uygarlık tarihinin gelişiminde sanatın ve sanatçıların önemi, en azından bilim adamlarının, büyük düşünürlerin, politikacıların önemi kadardır. Çağdaş uygarlığın bugünkü duruma ulaşmasına sanatçılar belki de yukarıda saydığımız kişilerden çok daha büyük katkıda bulunmuşlardır.

          Sanat, insanoğlu için vazgeçilmez bir gereksinimdir.

          Sanatçı, yeteneklerini, biçim, ses ve sözle başkalarına da ortak eden kişidir.”

                                                                    *

          Avrupa birliği halen, Almanya- Avusturya-Belçika-Bulgaristan-Kıbrıs-Çek Cumhuriyeti- Danimarka- Estonya- Fınlandiya- Fransa- Yunanistan- Macaristan- Hırvatistan- İrlanda- İtalya- Letonya- Litvanya- Lüksemburg- Malta- Hollanda- Polonya- Portekiz- Romanya- Slovakya- Slovenya- İspanya- İsveç- Birleşik Krallık olarak 28 ülkeden oluşuyor.

          Ludwig Van Beethoven (1770-1827)  bir müzik dahisi olan Alman bestecidir. Onun besteleyip ilk kez1824 de Viyana’da seslendirilen muhteşem eseri 9. Senfonisi, bu gün yukarda saydığım ülkelerin topluluğu olan Avrupa Birliğinin milli marşıdır. Bu, bir ülke ve de onun sanatçısı için çok büyük onurdur.      

          Yeri gelmişken iki bilgi daha vereyim. 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğunun milli marşı yoktu. Beethoven de çok büyük bir dahi olan Mustafa Kemal Atatürk gibi, çok erken olarak 57 yaşında ölmüştür.

                                                                       *

           Lili Marlen şarkısına bir göz atalım. Lili Marlen, 2. Dünya Savaşında ün kazanmış ve macerası çok değişik bir şarkıdır. Orijinal sözleri, 1914 de 1-Cihan Savaşında Rus cephesinde savaşan Hans Leip yazıldı. “Nöbetteki askerin şarkısı” olarak yayınlandı.

          Müziği ise kısmete bakın Norbert Schultze tarafından 1938 de bestelendi. Bu 2. Dünya Savaşından tesadüfen bir yıl öncesine geliyordu. Şarkının orijinal ismi “Lambanın altındaki kız” olarak değiştirildi.

          Devrin en ünlü Alman kadın şarkıcısı olan Lale Anderson tarafından ve yine devrin en ünlü film sanatçılarından olan Marlene Dietrich’in sesi gibi uyarlanarak kayıt edildi ve ardından tüm ülkelerde ünlenmiş oldu.   

          Şarkı, Almanların bir numaralı propaganda ustası olan Hitler’in has adamı Joseph Goebbels tarafından Nazi Marşı gibi kullanıldı.

          1941 de Almanlar Belgrat’ı işgal ettiler ve oranın radyosunu bir yerde Almanlaştırdılar. Yüksek verici ile radyo tüm Avrupa’da ve Akdeniz’de dinlenir oldu. 

          Bir süre sonra inanılmaz bir durum ortaya çıktı. Lili Marlen her gün saat 21.55 çalınıyordu. O anda tüm savaşanlar silahı bırakıp şarkıyı dinliyor ve çeşitli duygularla moral arıyorlardı. Ailesini, sevgilisini, ülkesini düşünenler, değişik tepkiler veriyorlardı. Şarkı Almanlıktan çıkmış, evrensel olmuştu. Savaşı durduran şarkı olarak tarihe geçti.

                                                                        *                                                            “ Havasına suyuna, taşına toprağına,

Bin can feda bir tek dostuma,

Her köşesi cennetim, ezilir yanar içim,

Bir başkadır benim memleketim. “

          Bu sekiz kıtalık memleketim şarkısının başlangıç bölümüdür. Türkiye’nin ilk kadın şarkı sözü yazarı Fikret Şenes (1921-2015) tarafından 1971 de yazılmıştır.Bu sözlerin  şarkısı, özellikle 1974 Kıbrıs Barış Harekatından sonra bir nevi milli marş olmuş ve herkesi etkilemişti. Hele ünlü şarkıcı Ayten Alpman (1929-2012) sesinden hit olarak zirve yapmıştı. Halen aynı duygularla severek dinleniyor.

            Peki bu şarkıyı kim besteledi? “Az der rebe elimelkh” adlı bir Musevi kahramanlık şarkısıdır. Orijinalini dinlemek isteyenler internetten İbrani dilinde dinlerler.

            Buradan şu çıkıyor. Sanat evrenseldir. Dili, dini, milliyeti olmaz. Bugün Türkiye’de halkın en sevmediği halk olan Yahudilerin bir bestesi, en sevilen şarkı haline gelebiliyor.

            Size sanatın gücünden mini bir damla sundum. Ne demek istediğimi anlatabildim sanırım.    

Leave a Comment

Your email address will not be published.